Putlaştırma ve İtibarsızlaştırma Kıskacında, "Muhabbet"

  • PDF

 

Muhabbet, İnsanı insan yapan değerlerin başında yer alır.

Öyle ki muhabbet, şu kainatın yaratılış sebebi, nuru ve hayatıdır.

İnsanoğlu, fıtratında varolan muhabbet gibi birtakım duygu ve hasletleri, eğer Cenab-ı Hakk'ın belirlediği vasat ölçülerde istimal etmezse, işte o zaman ifrat ve tefrit gibi bir savrulmayla karşı karşıya kalır.

Tarihten günümüze insanlar muhabbet konusunda müthiş savrulmalara mağruz kalmışlardır.

İnsanoğlu, kimi zaman fani şahıslara haddinden fazla muhabbet besleyerek onları ilahlaştırken, kimi zaman ise, kişiyi hak ettiği muhabbetten mahrum bırakarak itibarsızlaştırma yoluna gitmiştir.

Bunu önceki ümmetlerin hayatında da görmek mümkün.

İsevilerin Hz İsa'ya haddinden fazla muhabbet besleyerek, haşa, "İsa (as) olsa olsa Allah'ın oğludur " diyerek onu ilahlaştırmalarına karşılık, Yahudiler kendilerine gönderilen peygamberler hakkında " Siz de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz, bizlerden farkınız postacı olmanızdır. " düşüncesiyle binlerce peygamberi katledip, onları halk nezdinde itibarsızlaştırmaları buna örnektir.

Peygamberimiz, sahabilerini ve onların şahsında bizleri uyararak buyuruyor ki ; "Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı aşırı surette methettikleri gibi, sakın sizler de beni methederken aşırı gitmeyiniz. Şüphesiz ki, ben sadece bir ku­lum. Onun için bana (sadece) Allah'ın kulu ve resûlü deyiniz."

Resulullah bu hadisle bizlerin vasat bir muhabbet anlayışına sahip olmamız gerektiğini bildiriyor.

İşte bu sebepledir ki, Müslümanlar hergün namazlarında defaatle "ihdinassiratelmustakim" duası nı tekrarlayarak vasatı ve istikameti niyaz etmektedirler.

İbadetin, muhabbetin ve gadabın vasatını ikame etmekle mükellefiz.

İlminden istifade ettiğimiz hocalarımız, alimlerimiz, şeyhlerimiz ve hatta İslam'ı bize ulaştıran güzide sahabe nesline muhabbet beslememek düşünülemeyeceği gibi ifradı muhabbetle o şahıslara zulmetmek derecesinde muhabbeti suistimal etmekten de kaçınmak gerekir.

Bazı güruhların, Hz Ali (ra) konusunda ifradı muhabbetten gelen tavırları buna örnektir.

Bunları söylerken ifrat konumundaki bazı insanlar bizi tefritlikle ve tefrit konumundaki kimileri ise bizleri ifratlıkla itham edebilirler.

Ama şunu unutmamaları gerekiyor ki, İslam inanç esasları zati itibariyle yalnız Kemal ve Cemal sahibi olan Allah subhanehu ve teâlâya muhabbet edilebileceğini bizlere bildiriyor.

Hal böyleyken bizler, "El hubbu lillah" dustüru gereğince, Allah için sevmeli ve onun çizdiği hudut dairesinde muhabbet beslemeliyiz...

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile