"28 Şubat" ve Hatırlattıkları...

  • PDF

 

28 Şubat, halkın inancına kasteden laik, hokkabaz zihniyetin potansiyelinde barındırdığı mukaddesat düşmanlığının hoyratça dışavurumudur.

Bir asır önce yapılan devrimi pekiştirmek amacıyla 28 Şubat 1997 günü bir araya gelen azgın azınlık, MGK'dan çıkan kararlarla, en büyük tehlike olarak gördükleri İslam'ın şiarlarına yönelik, bin yıla azmeden bir nefretle saldırmaya başladılar.

28 Şubat'ta yapılan zulümler aslında cumhuriyetin kuruluşu yıllarında icra edilen zulümler hakkında bize güzel bir ipucu vermekteydi.

Cumhuriyet kasırgası yanında sönük bir rüzgar mesabesinde kalan 28 Şubatla savrulan sözde alimleri görünce, işte o gün daha iyi anladık Şeyh Said ve Üstad Bediüzzaman gibilerinin nasıl bir celadete sahip olduklarını.

İmam Hatip okullarına uygulanan katsayı zulmü, kuran kurslarına getirilen keyfi yaş sınırlaması, askeriye ve emniyette sırf eşi ve annesi başörtülü diye görevinden ihraç edilen insanlar ve daha nice hukuksuzlukların yaşandığı bir süreç...

Büyüklerimiz hep anlatırlardı da bir türlü anlam veremezdik cumhuriyet döneminde camilere vurulan kilitlere ve toprak altına gömülen Kuran'lara , taki 28 Şubat'a şahit olana dek.

Müslüman bayanların başörtülerinden dolayı darbedilerek üniversite önlerinde maruz kaldıkları zulümler yine çok ilginçtir ki Müslüman halkın evlatları tarafından kanun nâmına yapılmaktaydı.

Bir akşam namazı vaktinde ayakkabılarıyla cami içine girip keyfi tutuklamalar yapan polislere şahit olundu 28 Şubat'ta...

Adeta topyekün bir cadı avının yaşandığı zamanlar, öyle ya da böyle İslami bir şahsiyete sahip olan kişilerin bir gece baskınında alınıp kendisinden aylar sonra haber alınabildiği ve kimisinin de hiç haber alınmadığı süreç...

Tefsir ve siyer kitaplarının suç unsuru sayılması nedeniyle, torbalara doldurulup ahırlarda ve kümeslerde saklandığı bir dönemdi, 28 Şubat...

Asırlar öncesinden bahsettiğimi düşünen arkadaşlarımız olabilir, bilakis 15-18 yıl öncesinde yaşanan bir süreçten bahsediyorum.

Adına " Postmodern darbe" denilen bu süreçte bütün hukuksuzluklar hak ve hukuk adına yapılmaktaydı.

Ülkeye 291 milyar dolar maddi zarara uğratan bu darbenin manevi tahribatı sayılarla ifade edilmeyecek derecedeydi.

Zira toplum mühendisliğine yeltenenlerin ikna odaları, aynı zamanda İslami camialarıda ikna etme gibi bir misyon yüklenmişti, ikna ettikleri camiaların önü açılırken ikna edemediklerine yönelik tu-kaka tarzındaki tutumlarıyla onları marjinalize etme süreci, ayrıca üzerinde konuşulması gereken bir konudur.

Evet, 28 Şubat büyük bir imtihan idi, öz ile kışırı ayırdeden zorlu bir imtihandı.

Yazımızın başında değindiğimiz gibi bu gibi darbe ve sindirme girişimleri celadet sahibi insanlara bir adım olsun bile geri attıramamıştır.

İşte ilçemizin mümtaz alimlerinden olan merhum Molla Aziz Döner Hoca’da ak sakalı ve yaşlı haliyle darbecileri tedirgin etmiş olsa gerek ki, o haliyle Hoca’ya zindanı reva gördüler. O ise Saidvari bir duruşla metanet gösterdi. Kendisini rahmetle anıyorum.

Darbeciler, rabbimizin "günleri insanlar arasında evirip çeviririz " vadini ıskalamış olduklarındandır ki, o menfur zihniyet bugün ülke genelinde lanetle anılmaktadır.

Ama buna rağmen 28 Şubat mağdurlarının hakkı tam anlamıyla iade edilmiş değildir.

Toplumsal hafızamız zayıftır, insan nisyandan geldiği için unutmaya meyillidir, ama hiç bir gündem 28 Şubat'ı unutturmamalı.

Seneyi devriyesinde, bu zalim zihniyeti birkez daha lanetliyor, mağdur edilenlerin ecirlerini Rabbimizden niyaz ediyoruz.

 

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile