Ramazan

  • PDF


Ayhan ERKMENAllah’u Tealanın kullarına manevi ikramı olan, rahmeti ve bereketiyle insanoğluna değer katan onbir ayın sultanı şerefine mazhar olan Ramazan Ayının tüm güzelliğiyle yaşıyor ve manevi kokudan doyasıya ruhumuza ve benliğimize çekmeye gayret ediyoruz. İnsanoğlunun o aya biçtiği kutsiyet ölçüsünde yükseldiği, kıymetini bilip bedbaht olmadığı sürece Rabbinin hoşnutluğu ve rızasını kazanması Allah’u  a’lem kuvvetle muhtemeldir. Ramazan ayı her yönüyle müstesna bir yere sahip olan, zihin dünyamızda ufkumuzu açan, bizleri rabbimize en çok yaklaştıracak amellerin yapıldığı, bu ayın içinde pek çok güzelliğin olduğu nadide bir öneme haiz olan bir ay ve belki de tek aydır. Ebetteki Ramazan'ın insanoğluna kattığı değer çok çok fazladır. Ramazan ayını bazı başlıklar altında değerlendirmeye tabi tutarsak şu sonuçlara ulaşılabilir.

Ramazan itaattir. Rabbi Rahimin emrine tam bir teslimiyetle teslim olmaktır. İtirazsız, şartsız, ve gönülden boyun eğerek rabbimin emriyse, onun farz kıldığı bir ibadetse “sari ser çimon ser”demektir. Bana her türlü güzelliği bahşeden, herşeyi hizmetime vermiş, mahlukatın en şereflisi eylemiş olan o yüceler yücesinin işaret ettiği her farziyete içten bir yönelişle “işittik ve itaat ediyoruz” demektir. Her işi hikmetli olan Rabbimizin işareti bizleri oruç tutmaya, bedeni aç bırakmaya doğru yöneltiyorsa itaatimiz oranında sevecek ve ahiret nimetleriyle şereflendirecek.

Ramazan mükâfattır. Verilen her türlü nimetin kadru kıymetini bilmek, nasıl ve nereden takdir beklenilmesini anlamaktır. Vucüda boğaz üzerinden giren gıdaların yani yemenin nasıl büyük bir nimet olduğunu kavramaya kapılar açan, ölçülü olmayı ve israfa karşı tutum alınması gerektiğini bilmektir. Birçok amelde riya tehlikesi bulunmasına rağmen riyanın olmadığı birkaç ibadetten biri olduğunu bilmektir. Ölümden sonra ebedi hayat olan ahirette sadece karşılığı Allah’u Tealanın üstlendiği amel olduğu bilmektir.”Oruçlu için iki sevinç vardır.”Biri iftara kavuştuğu an, diğeri de oruç vesilesiyle rabbine kavuştuğu an”

Ramazan farkındalıktır. Sıradanlaşmış, monoton bir hayat yaşayan, melekelerden soyutlanmış, düşünme yetisini kaybeden insanoğluna "fırsat ayı geldi, düşün ve öyle hareket et."demektir. Mavera’ya yolculuk yaparak bilinç ve şuurun hazzına ermektir. Dünyada sadece kendisinin olmadığını, başkalarının da olduğu ve bunların içinde belki de kuru ekmeğe muhtaç olanların da olduğunu hatırlamadır. O muhtaçlara kendi vesilesiyle ihtiyaçlarının karşılanabileceğini fehmettirmedir. Amacın sadece bedenin açlığından ziyade azalara oruç tutturarak haram ve günahlardan olabildiğince kaçmayı görebilmektir.

Ramazan takviyedir. Rabbimizin bizler için uyguladığı program doğrultusunda çalışma ve ibadetlere yoğunlaşmaktır. İbadetleri artırma, tefekkür, tezekkür, infakta bulunma, yardımlaşma ve dayanışmaya ağırlık vermektir. Dünyanın albenisine kapılmış, dünyasına yatırım yapan, biriktirme peşinde koşan insanoğluna öncede kendisi için ahirete de yatırım yapması telkin etmektir. Salih ameller ve hasenatlara ağırlık vererek maneviyatı güçlendiren güç deposudur.

Son olarak; Rabbim bu ayın feyzinden, bereketinden o manevi havasından bizleri hissedar kılsın. Yalandan, gıybetten, hasetten uzak tutsun. Kulluk görevini icra ettiğimiz şu imtihan dünyasında zorluk ve rahatlığın kardeş olduğunu iki halde de görevimizi ihmal etmemeyi gereken hassasiyeti göstermeyi bizlere nasip etsin. Tuttuğumuz oruçları, işlediğimiz salih amelleri kendi rızası için kabul etsin. amin...

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Temmuz 2014 10:03

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile