Irk Ne Üstünlük Vesilesi Nede Utanç Vesilesidir

  • PDF

                         

Ayhan ERKMENMalum olduğu üzere ülkemizde 30 Martta   yerel seçimler yapılacak. Çok değil bir hafta sonra insanlar kendi tercih haklarını kullanıp idareyi bir siyasi partinin belediye başkan adayı ve encümen adaylarına teslim edecekler. Bu halkın malına siz sahip çıkıp onu adalet içerisinde yönetin diyeceklerdir. Bu toplum hakkında söz sahibi olma, bu toplum hakkında tasarruf etme hakkına sahip olacaklardır. Allah’u Teala bu toplum için hayırlısı kim ise onun nasibini oraya götürsün ve ona layıkıyla hizmet yapma fırsatını ve imkanını versin. Niyeti fasit ve bozuk olan varsa ona da kendine gelme şuur ve  bilincini versin. Oraya giden yöneticileri ben “Rabbime ve toplumuma hesap vereceğim “duygusunu kalplerine yerleştirsin. Oraya giden yöneticileri ayrımcılık yapmaktan, falan aşiretin arka bahçesi yapmaktan muhafaza etsin. Herkese adil ve tarafsız bir hizmet götürmeyi nasip etsin. Değineceğimiz konu çok üzüldüğümüzü belirterek dikkatlerinizi çekmek istediğimiz nokta yaklaşan her yerel seçimde bazılarının toplumun tamamına dayatmaya çalıştığı (kutuplaşma) ırkçılıktır. İnsanlarımızın sağduyuyu elden bırakarak tamamen duygusal ve aidiyetçi davranmasını adeta pompalamaktadırlar.Tercih hakkını kullanırken” hakka değil güce “bakmalarını telkin ve tavsiye etmektedirler. ”Ben üstünüm “anlayışını topluma dikte ettirmekte  izzet ve şerefin falan ırkın veya aşiretin olduğunu iddia etmektedirler. Irkımızı veya aşiretimizi kendimiz seçmedik ki bundan dolayı üstünlük taslayalım veyahut falan ırk veya aşiretteyiz diye utanalım. Allah'u Teala üstünlüğün “takva“ da olduğunu belirtmektedir. Şeytanı lanetlik yapan ilk ameli “ırkçılık” yapmasıdır. Allah'u Teala, Hazreti Adem'i yaratırken secde edilmesini emretmiş sadece iblis bunu kabul etmemiştir. Gerekçe olarak ta” ben ondan üstünüm” diyerek ırkçılığın yolunu açmıştır. Siyerde de geçtiği gibi kendi aşiretinden olmadığı için peygamberimize itaat etmeyi zillet olarak gören müşrik elebaşının itirafı vardır. Bir defasında Ebuzer (r.a), Bilali Habeş'e (r.a) hitaben “ey kara kadının oğlu” demiş ve bu söz Efendimiz (s.a.v.) çok öfkelendirmiştir. Efendimiz (s.a.s)’da Ebuzer(r.a)’e kendisinde cahiliye kalıntılarının bulunduğunu belirtmişti. Bunun örneklerini çoğaltmak mümkündür. Şimdi bize düşen görevde  ırkçılığı reddetmek ve onun karşısında durmaktır. Malasef şunu da gözlemliyoruz ki ırkçılık ırkçılığı doğuruyor. Peki ırkçılığın çözümü ırkçılık olabilir mi? El cevap, olamaz. Irkçılığın çözümü ve ilacı ırkçılık olamaz. Efendimiz (s.a.s) insanlığa ders verdiği ve insan haklarının numulerinin bulunduğu meşhur Veda Hutbesinde şöyle buyuruyor.”Arabın arap olmayana ,arap olmayanın araba takva dışında bir üstünlüğü yoktur”. Hazreti Ali’ninde tarihe not düştüğü çok veciz bir sözü vardır.”Ya insanlıkta kardeş ya da dinde kardeş” olgusu bize berrak bir yol açıyor. Ehli insaf ehli imana sahibi olanlar bu hastalığı toplumumuzdan atmalıdır. Irkçılık kibrin, büyüklenmenin altyapısını oluşturur. Bu topluma yazık edilmemesi gerekiyor. Neden birbirimize düşmanlık yapıyor, neden birbirimizi dışlıyor bir tarafa atıyoruz. Yazık etmeyelim .İyi düşünelim. Ahiretimizinde hesabını yapalım. Ahirette falan ırk ve aşiretten olmak bizleri kurtaramayacaktır.Takvalı olmak ve takvaya sarılmak duasıyla….

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Son Güncelleme: Cumartesi, 24 Mayıs 2014 14:51

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile