Beli Bükük İhtiyarlar ve Süt Emen Bebekler Olmasaydı-1

  • PDF

Ayhan ERKMEN 

 İnsanoğlunun hayat serüveni dünyayla olan iletişimi doğumla başlayıp ölüme neticelenir.  İnsanoğlu dünya hayatı dediğimiz bu alanda aciz, güçsüz ve birilerine muhtaç olarak doğar, gelişir kimseye muhtaç olmadığı, ayakta durabildiği kuvvetli zamanı yaşar ve yine aciz güçsüz ve birilerine muhtaç olarak ölür. Ayeti kerimede belirtildiği gibi ”Allah O'dur ki, sizi güçsüz olarak yaratır, sonra güçsüzlüğün arkasından kuvvet verir. Sonra kuvvetin arkasından yine güçsüzlüğe ve ihtiyarlığa getirir. O dilediğini yaratır. Ve O, her şeyi bilir, her şeye gücü yetendir.”(Rum Süresi 54. Ayet) Günümüzde özelikle insanoğlunun en zayıf dönemi olan bebeklik ve ihtiyarlık dönemi hedef tahtasına oturtulmuştur. Bu iki zayıf dönem insanların veyahut birilerinin rahatını bozduğu için istenilmeyen dönem olarak ortaya çıkmaktadır.  Bebeklerin bir çoğu basit nedenlerle istenmemekte, doğum kontrol hapları başka yöntemler ve en sonunda kürtaj  (katletme)yöntemiyle önünün alınması hedeflenmemektedir. İhtiyarlar da çocuklar arasında dolaştırarak birbirilerine havale edilmekle olmazsa huzur evi denilen  “terk edilmişlerin yeri”ne gönderilmektedir. Allah’a şükürler olsun bölgemiz tamamen bu durumda değildir  ve bir çok yere  göre iyi konumdadır. Lakin önem alınmadığında ve yahut kıymetleri bilinmediği zaman aynı mahzun son, bölgemizde beklemektedir. Modernizm, bencilik, kibir, dünyevileşme gibi duygular cazibeli hale gelmiş veya getirilmiştir. Özelikle yeni evlenen çiftler ihtiyarları istememekte evlendikten sonra da çocuk istememekte ve yahut sınırlı tutmaktadır. Üzücü bir durum ki evli çiftler dede(nine)ile torun arasına girmekte onları o sevgiden mahrum etmektedir. Oysaki Fahri Kainat Efendimiz “ en güzel bir örnek” olan bizlere Allah-u Telalaya tarafından bahşedilen Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmaktadır .” Eğer süt emen çocuklar, beli bükük yaşlılar, otlayan hayvanlar olmasaydı, üzerinize belalar sel gibi gelirdi”.

Şimdi bu Hadisi Şerif ışığı altında hissemize neler düşüyor onu anlamaya çalışalım.

Bebeklik ve ihtiyarlık nimettir. Bir evde bu ikisi varsa o ev Allah-u Telalanın rahmetiyle kuşatılmıştır. O evde bereket vardır, huzur vardır. Manevi haz mutluluk vardır o evde yardımlaşma, dayanışma ve sosyal iletişim vardır. O evde muhabbet vardır, sevinç vardır, paylaşma duyguları vardır. O evde fakirlik ve açlık korkusu yaşanmaz, kaygı ve endişe güvene dönüşür. Belalar rahmete, cefa ise sefaya dönüşür. Sorun ve sıkıntılar en aza indirgenerek hastalıklı duygular engellenir.

Bebeklik ve ihtiyarlık ibrettir. O tabloda insanoğluna güzel dersler hazırlanmıştır ve uyarılarda bulunmuştur. Bebeklik nerden geliyorum, ihtiyarlık nereye gidiyorum dersini vermektedir. İnsana ihtarda bulunarak güçlü olduğu zamanın fazla olmadığını bilakis zayıflık zamanın daha fazla olduğu hatırlatır. Dünya hayatında iyi bir hesaplaşma içerisine girerek insanoğlunun hayattan alacağı ibretlik sahnelerin çokça olduğunu haber vermektedir.

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Temmuz 2014 10:03

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile