Şaka mı, yalan mı?

  • PDF


Bu yazımızda toplumda içselleştirilen ve kabul görmüş çok büyük bir yara olan ve acilen her insanın muhasebe yaparak kendisini gözden geçirmesi gereken yalan konusunu bir nebze olsa yazıp  ayna sunmaya çalışacağım. Yalan bir Müslüman için terk edilmesi gereken büyük günahlardandır. Bu konu öylesine geniş ve güzel açıklanmasına rağmen Müslüman çoğunluğun bu konuda eksik kaldığını ve yanlışa düştüğünü belirtmek gerekiyor. Tehdit ve uyarıların kaale alınmamasından mıdır, detaylara inilmemesinden midir veya bir şey olmaz deme hastalığından mıdır bilinmez hastalık giderek artış göstermektedir.  Eminlik  ve güvenilirlik vasfı ortadan kalkar bir hale gelmiş nitekim... Efendimiz (s.a.s) bir hadisi şeriflerinde “Müslüman kişinin elinden ve dilinden güvende olduğu kişidir” diye buyuruyor. Bu hadisi şerif ile insanımıza baktığımız zaman “Müslüman” vasfını birçok insanda bulamadığımızı üzülerek belirtmek istiyoruz. Efendimiz’in  (s.a.s) münafıkların özelliğini belirttiği” konuştuğunda yalan söyler, emanete ihanet eder, söz verdiğinde yerine getirmez” mealindeki  meşhur hadisi şerifte dikkat edilirse diğer iki özelliğinde yalanla ilintili olduğu görülecektir. Yalan hastalığı topluma o kadar sirayet edilip, benimsetilmiş ki onu masumlaştırmak veya günah yükünü aza indirgemek için “pembe yalan”,  ''espri'' veya” şaka” gibi tabirler ortaya çıkarılmıştır. Genel olarak şakalar güldürme ,eğlenme amacıyla yapılır.Lakin” şaka” da dahi doğruluk yoksa bunun adı da “yalan” olur.Bu meyanda Efendimiz’in (s.a.s) “yazıklar olsun o kimseye ki güldürmek için konuşur ve yalan söyler.Yazık ona ,yazık ona” hadisi şerifi Müslüman’ım diyeni tekrar ve tekrar düşündürmesi gerekiyor. Efendimiz(s.a.s)’in mizah veyahut şaka anlayışında bile doğruluktan ayrılmadığını tarihi rivayetlerden biliyoruz. ”Bir gün yaşlı bir kadın Efendimiz (s.a.s)’a gelerek cennete girmesi için kendisine dua etmesini ister. Efendimiz(s.a.s) da; yaşlıların cennete giremeyeceğini belirtir. Bu durumun yaşlı kadını üzdüğünü gören Efendimiz (s.a.s) gülerek şöyle buyurur. Cennete giren her insan oraya genç olarak girer”.Bu rivayetten de anlaşılacağı gibi espri, şaka gibi hal ve durumlarda daha dikkatli ve doğru bir dil kullanmanın gerekliliği ve önemi anlaşılıyor. ”Yine bir gün bir sahabe Efendimiz (s.a.s)e üç sorar. Müslüman korkak olabilir mi? evet der, Efendimiz(s.a.s).Müslüman cimri olabilir mi?evet der, Efendimiz(s.a.s).Müslüman yalan söyleyebilir mi?hayır der Efendimiz (s.a.s) ve şöyle devam ederek sahabeye yalancının” Allah’u Tealanın düşmanı” olduğunu belirtir”.Bazen öyle şeyler de duyuyoruz ki böyle mi olması gerekir bir müslümanın ahvali demekten kendimizi alamıyoruz. Herhangi bir meseleden dolayı kimi kardeşlerimiz muhatabını kandırmak için veya o an atlatmak için” namus”, ” nikah” gibi kutsal değerleri çok basite indirgeyebiliyorlar. Welhasılı kelam konu uzun .. Bu kadarla iktifa edelim.  ''İnsanları yüzüstü cehenneme götürecek olan dilimizin semeresi '' nin en büyük sermayesinin yalan olduğunu unutmayalım.  Selametle

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile