Ey Savaş Şakşakçıları! Torunlarınız Kabrinize Tükürecek

  • PDF

 

İslam coğrafyası tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Hemen herkesin tarafgirlik hissiyle ferasetinin bağlandığına şahitlik ediyoruz.  İslam’ın düşman bellediği ne varsa İslam coğrafyasında müşteri bulmaktadır. Cehalet, taassup, ırkçılık, ulusçuluk, mezhepçilik, meşrepçilik almış başını gidiyor. İnsanlık ve İslam düşmanı emperyalist güçler Müslümanların bu durumunu büyük bir zevkle izliyorlar.

Ümmetin içine düştüğü bu zillet hali ümmet düşmanları için büyük bir fırsattır. Bu sebeple kimse bu gidişata dur demiyor. Zira bu gidişatın durması Müslümanların bu hastalıklardan kurtulup uyanmaları onların kıyameti demektir. Bu sebeple İslam düşmanları ümmetin içine düştüğü fitne kazanına çomak sokmaya devam ediyorlar.

Dünyadaki şeytan imparatorluğunun patronu olan Amerika ve onun gayri meşru çocuğu İsrail İslam dünyasındaki iç kargaşadan en çok faydalanan taraftır. Zira 11 Eylül'den sonra ciddi bir kriz yaşayan Şeytan İmparatorluğu Afganistan’ı işgal ederken Müslümanların kenetlenmesine de zemin hazırladı. Şeytan İmparatorluğu A.B.D Afganistan’da ciddi bir direnişle karşılaşınca içten içe yükselen iç muhalefetin, kendisi için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu fark ederek gündem değiştirmek ve güçlü olduğunu göstermek için Irak’ı işgal etti. Irak’ın İşgal edilmesiyle beraber Irak’ta Amerika ve onun müttefiklerine karşı bir öfke patlaması baş gösterdi.

Amerika’nın Irak işgali Irak’lı Müslümanların hem uyanışına hem de direnişine zemin hazırladı. Amerika’ya karşı örgütlenen Iraklı Müslümanlar mezhep ve meşrep ayırımı gözetmeden yekvücut olurken birer kahraman olarak Irak’a gelen coniler tabutlar içinde ana vatanlarına dönmeye başladılar.

Tabutlardaki coni sayısı binleri bulunca, Amerika ve müttefikleri yeni arayışlara girmek zorunda kaldılar. Neticede kendileri için risksiz bir yol keşfettiler. Eğer Müslümanları kendi içlerinde mezhep, meşrep ve ırk eksenli bir savaşa sürükleyebilirlerse bir nebze olsun rahat nefes alabilirlerdi. Bu sebeple bütün imkânlarını bu savaşı çıkarmak için seferber ettiler. Ajanlarına Şii camilerini Sünni kılığında, Sünni camilerini de Şii kılığında bombalattılar. Bazen de Şii ve Sunilerin ahmak militanlarını bu savaşta maşa olarak kullandılar. Neticede Irak'ta Müslümanlar arasında mezhep, meşrep ve etnisite eksenli bir savaş çıkarmayı başardılar. Ancak yine de istedikleri bir neticeyi almaları mümkün görünmüyordu.

Derken nerden çıktığı hala meçhul olan Arap Baharı ismiyle müsemma halk hareketleri gelişti. Hiç kimsenin beklemediği bu hareketler bütün Müslümanlar gibi İslam düşmanlarını da heyecanlandırdı. Müslümanlar gördükleri umut ışıklarıyla sevinirken, İslam düşmanları da Müslümanlar uyanıp birlik olurlarsa bizim sonumuz geldi diye telaşlandılar. Neticede Müslümanlar Tunus Libya ve Mısırda İktidar oldular.

Müslüman Kardeşler gibi mutedil ve ferasetli bir hareketin Mısır’da iktidar olması İslam düşmanlarını iyice telaşlandırdı. Mısır’dan ilham alan Suriye İhvanı da sivil direnişe geçince,  Mısır’da kalesine ciddi bir gol yiyen Şeytan İmparatorluğu ve onun müttefikleri mutedil İslami hareketleri Suriye’de terörize edip boğmak için bütün şeytani düşünce kuruluşlarını harekete geçirdi. İslami hareketleri terörize edip boğmanın en iyi yolu Suriye'de bir mezhep savaşını çıkarıp aradan çekilmekti. Nitekim İslam düşmanları da öyle yaptı.

İslam düşmanları, zihinleri iğfal edilmiş basiret ve ilim ruhundan uzak, dengesiz ve ruh hastası bazı mücahit? ve neme nem bir fitne çıkardıklarını çok iyi bilen ajanların Suriye’ye geçip orada İslam adına gayri İslami eylemler yapmalarını sağlarken, Suriye firavun’u Esad’ın cinayet ve katliamlarını el altında  destekleyip teşvik ettiler.

Müslümanlar Suriye ve Irakta birbirleriyle boğuşurken İslam düşmanları nispetten rahatlamıştı. Zira petrol daha ucuza temin ediliyorken Amerika’ya hediye olarak gönderilen coni tabutlarında da ciddi azalmalar olmuştu. Bununla beraber İslam düşmanları depolarında biriktirdikleri demode silahlarını taraflara satarken hem stoklarını eritmiş hem de ceplerini sıcak parayla doldurmuşlardı. Bu arada çökmek üzere olan ekonomileri de ciddi bir krizden kurtulmuştu. Ancak bu da yetmiyordu İslam dünyasının her tarafı karıştırılmalı Müslümanlar arasında yeni savaşlar çıkarılmalıydı.

 Bunun için mezhep savaşını önleyebilecek mutedil Müslümanlar askeri bir darbeyle Mısır’da iktidardan uzaklaştırıldılar. Sonra da mezhep savaşında kilit rol oynayabilecek taraflara ütopik rüyalar gördürüldü. Öyle ki birilerine siz Osmanlı varisisiniz bu savaşta rol alıp Sünni kardeşlerinizi Şah İsmail gibi bir zalimin zulmünden kurtarıp cihan İmparatoru olabilirsiniz. Zaten siz onların ağalarısınız denildi. Ve onlarda bu şeytani telkinlerden etkilenip bu kirli savaşta taraf oldular. Diğer tarafa da siz Hüseyinlerin, Şah İsmaillerin varisisiniz. Şii kardeşlerinizi Sünni zalimlerden kurtararak Mehdi İmparatorluğundaki yerinizi alabilirsiniz. Darbeyle getirdikleri Sisi’ye kıymetimizi bil yoksa seni de deviririz dediler. Suudi Amerika zaten bu şeytani güçlerin doğal müttefikleriydi ve bu kirli savaştaki yerini çoktan almıştı.

İmdi Âlemi İslam perişan durumda ve bu kirli mezhep savaşının tarafları Yemen’de kozlarını paylaşıyorlar. Yetimlerin iniltileri, kirlenen ırzlar, dökülen Müslüman kanı, her iki tarafın işlediği cinayetler kimsenin yüreğini sızlatmıyor. Müslümanları idare eden baştaki başların basireti zaten bağlanmış. Az bir kısmı hariç bütün Müslümanlar bu vahşete duyarsız. Herkes diğer tarafa lanet okuyor ve herkes kendi ölüsüne ağlıyor. Oysa kitabımız ancak Mü’minler kardeştir der. Sizi bilmem ama ben bu savaşta yokum.

Ey savaş çığırtkanları!  İnancım o ki eğer dünyanın ömrü yeterse, yarın ki basiretli nesillerin içinden çıkacak olan Yeni Selahaddin-i Eyyûbîler, Afganîler, Abduhlar, Seyyid Kutuplar, Hasan Elbennalar , Said Nursîler, Humeyniler… bugünkü mezhep savaşının şakşakçısı olan siz ve özellikle sizin öncülerinizi lanetle yâd edecek ve kabirlerinizin başına gidip kabrinize tüküreceklerdir.

Bu satırları uzun bir vicdan muhasebesi neticesinde, nesli atinin lanetine  maruz kalmamak ve bu kirli savaşın tarafı olmadığımın bir belgesi olsun diye bir şahadetname babında kaleme aldım.

Son söz niyetine: Ya Rab! Elimizi ve dilimizi Müslüman kanıyla kirletme. Müslümanlar arasında vuku bulan bu kirli etnik ve mezhep savaşlarını durdur ve onlara kardeş olduklarını idrak ettir.

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile