Mursi ve İhvan Yöneticilerine Verilen İdam Kararlarına Tepki PDF Yazdır e-Posta
solhan tarafından yazıldı.   
Cuma, 26 Haziran 2015 13:35

 147852369


 

Solhan'da bulunan Sivil Toplum Kuruluşları (STK), Mısır'da Muhammed Mursi ve ihvan yöneticilerine verilen idam kararlarına tepki göstererek, yaptıkları yazılı basın açıklamasıyla kınadı.

Solhan'da faaliyet gösteren Solhan İHH Şubesi, Çağrı-Der, Eğitim Bir-Sen Solhan Temsilciliği, Solhan-Der ve Solhan Genç Memur-Sen yaptıkları ortak yazılı basın açıklamasıyla, Mısır’da Muhammed Mursi ve ihvan yöneticilerine verilen idam kararlarına tepki gösterdi.

STK'ların ortak yayınladıkları yazılı basın açıklamasında, “Bugün İslam coğrafyasına baktığımızda, Suriye’den Arakan’a, Afganistan’dan Yemen’e, Myammar’dan Irak’a, Doğu Türkistan’dan Mısır’a ve daha bir çok yerde, tarumar olmuş beldeler ve hunharca katledilen insanlar, Müslümanlardan teşekkül bu vücudun yaralı halini gözler önüne sermektedir."denildi.

"Mısır'da yapılan askeri darbe, Siyoniste uşaklık ettiğini ispatlamıştır"

Açıklamada, "İslam ümmeti olarak, üzerimize serpilen ölü toprağı bir an önce silkip, kardeşlerimizden gelen acı feryatlara kulak vermeli ve onların dertleriyle dertlenmeliyiz. Bilindiği gibi, 3 Temmuz 2013 tarihinde, Mısır tarihinin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi'ye karşı Siyonist askeri cunta ile darbe yapıldı ve yüzlerce Müslüman kardeşimiz şehit edildi. Darbenin hemen ardından İhvan'a yönelik baskı ve şiddet arttı. Bu faşist- Siyonist darbeye karşı çıkan Müslüman Mısır halkı, Mısır'ın dört bir yanında meydanlara inerek tamamen sivil ve pasif direniş sergiledi. Ancak hiç bir şekilde şiddete bulaşmamış cemaat üyeleri dahi terörist ilan edilerek İhvanın tüm faaliyetlerine yasaklama getirildi. Tüm dünyanın gözleri önünde bu kanlı darbeyi gerçekleştiren zalim ve alçak diktatörler, kardeşlerimize olan baskıyı, şiddeti her geçen gün artırdı ve akıl almaz işkenceler uyguladılar. Bu zulümlerin ardından, düzmece siyonist darbe mahkemeleri 21 Nisan 2015 tarihinde Muhammed Mursi'yi 20 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Aradan çok fazla bir zaman geçmeden bu kez Muhammed Mursi ve Dünya Âlimler Birliği Başkanı Yusuf el Karadavi'nin de içinde olduğu 108 İhvan üyesine idam cezası verildi. Son olarak darbeci ve düzmece Mahkeme, Muhammed Mursi, İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii ve Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi, Muhammed el-Biltaci, İhvan Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı Hayrat Şatır ile Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Ahmed Abdulati'nin de aralarında bulunduğu daha önce idam konusunda görüş için dosyaları müftülüğe gönderilen çok sayıda İhvan üyesi hakkında verilen kararları da onayladı. Cunta yönetimi, yıllardır Siyonistlerin cezaevinde bulunan Hamas komutanlarından Hasan Seleme gibi, yine geçtiğimiz yıl Gazze'de şehit edilen Hamas komutanlarından Raid Attar gibi mücahitler hakkında da idam kararı vererek Siyonist uşaklık ettiğini ispatlamıştır."denildi.

"Vicdanı satılmış yargıçlardan adalet beklenmez"

Açıklamanın devamında, "Şüphesiz, bu cuntayı meşrulaştıran en önemli faktörlerden biri de çağdaş Bel'amlardır. Bu idam kararlarına İslam'dan delil bulan bu satılık din adamları, dine karşı dinle karşımıza çıkmaktadırlar. İşte bu zevattan güç alan cunta halka karşı zulmünü zirveye taşımaktadır. Asırlar geçse de hak batıl mücadelesi devam etmektedir. Yer, zaman ve şahsiyetler farklılık gösterse de zalim ve mazlum karakterlerinde herhangi bir değişim yaşanmamaktadır. Sisi ve avanesi Firavunlar, zulümle ayakta dururlar. Baskı ile ayakta dururlar. Kan ile gözyaşı ile ayakta dururlar. Onlar kendi elleri ile yaptıkları putları acıkınca yiyen atalarının dininin bağlılarıdırlar. Devrilen Mübarek belki yatağında seviniyor olabilir, "darbelere" karşı olduğunu söyleyip "ama"lı cümlelerle ağızlarından kin ve nefret akıtanlar ellerini ovuşturuyor olabilir, Sissi çok mutlu günler geçiriyor olabilir ya da Sisi'nin yerinde kendisini hayal eden bir çok yerli "bedbaht" insan olabilir. Hiç fark etmez. Şu iyi bilinmelidir ki, karşılarında mallarıyla ve canlarıyla direnerek mücadele ettikleri zaman müjdelenen inancın ve özgürlüğün temsilcileri var. Haçlı siyonist ittifakının, Mısır'da Sisi üzerinden İslam ümmetine açık bir mesaj mahiyetinde verdiği idam kararı, Muhammed Mursi'nin şahsında tüm İslam ümmetine yapılmış olup, ‘Ayağınızı denk alın. İsrail'i tehdit edecek ve batıya kafa tutacak bir pozisyona erişirseniz, sonunuz böyle olur' denilmek isteniyor. Ama bizler, dünya sussa da asla susmayacağız. Zalime kimlik sormaksızın karşı çıkacak, mazlumun kim olduğuna bakmaksızın yanında olacağız Orman kanunlarının hükümran olduğu Mısır’da alınan bu kararlar bizim için hiç hükmündedir. Sadece alınan kararlar değil, yargıçlar ve gasıp hükümette bizim için hiç hükmündedir. Onanan bu zalimce kararları hukuk diye nitelemek öncelikle, hukukun hukukuna bir nevi hukuksuzluktur. Ve küresel kuklacılar şunu iyi bilmelidirler ki; Tiyatrodan mahkeme olmaz. Vicdanı satılmış yargıçlardan adalet beklenmez. Bel'am kılıklı din adamlarınızın kararlarınızı onaylaması sadece sizin gibi siyonist uşakları tatmin edebilir. Şunu da belirtmek isteriz ki, bu kararları sadece bir hukuk skandalı olarak değerlendirmek vahim bir hata olur. Yaşanan bu kriz, mevcut dünya düzeninin Müslümanları köleleştirerek, kendilerine itaat etmeyenleri de imha ederek, Ümmet coğrafyasını işgal ve istila etmesidir."ifadelerine yer verildi.

"Zulüm düzenleri er ya da geç İslam medeniyeti karşısında yok olacaktır"

"Batı emperyalizmini ve onların yerli işbirlikçilerini böylesine pervasızlığa sevk eden tek sebep şüphesiz ki, İslam Ümmetinin suskunluğu ve vahdetten yoksun olmasıdır."denilen açıklamada şu ifadeler kaydedildi: "Müslümanlar arasındaki suni ihtilaflar, etnik ve mezhepsel çatışmalar küfrün ve emperyalizmin işini daha da kolaylaştırmaktadır. Bu sebeple Müslümanlar olarak bir an önce Ümmet olma şuurunu tekrar yakalamamız, aramızdaki ihtilafları bir kenara koyarak Ümmet coğrafyasında oynanan bu oyunlara karşı uyanık olmalıyız ve bütün bu oyunlara karşı manevi bir vücut olarak, ümmetçe mukabele etmeliyiz. Bu amaçla idam kararların engellenmesi konusunda halkımızı, sivil toplum kuruluşlarını, parti ve oluşumları, hükümet ve devlet yetkililerini üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye ve Mısır cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve ihvan yöneticilerine destek olmaya davet ediyoruz. Hükümetimiz Mısır'ın cunta yönetimini gayrı meşru olarak resmen ilan etmeli; mısırla diplomatik, siyasi ve ticari her türlü ilişkisini süresiz derhal kesmelidir. Müslümanlar olarak da biran önce, Cunta Sisi yönetiminin finansmanı olan İsrail’in her türlü ürününe boykot uygulamalıyız. Zillete boyun eğene yazıklar olsun! İzzete talip olan tüm Müslüman kardeşlerimize selam olsun! Evet, bizler biliyoruz ki, tarih İbrahimlerin Nemrutlara, Musaların Firavunlara galip gelişlerinin sayısız örnekleriyle doludur. Yine biz biliyoruz ki, İstikbalde en gür seda yine İslam'ın sedası olacaktır. Modern dünya sistemi ve onun kuklası olan darbeci Sisi ile ona destek verenler bilmelidir ki, Müslümanları ölümle korkutabileceğini sananlar büyük bir gaflet ve yanılgı içindedir. İslam ümmeti ve Müslüman Mısır halkı zalimlerden, bu hukuksuzlukların hesabını elbette soracaktır. İnşallah zalimler, hainler, işbirlikçiler, siyonistler, emperyalistler Mursi'yi ve arkadaşlarını idam etmeye asla muktedir olamayacak. Özellikle zalim kukla Sisi’nin, eli kanlı Siyonist kuklacısı İsrail ve avaneleri şunu iyi bilmelidirler ki; örümcek ağı mesabesindeki zulüm düzenleri er ya da geç İslam medeniyeti karşısında yok olacaktır."

"Zalimler için yaşasın Cehennem diyoruz"

Son olarak açıklamanın devamında, "Solhan sivil toplum kuruluşları olarak; İhvanı Müslim'e karşı gerçekleştirilen bu haksız, hukuksuz ve alçakça saldırıları, bir komediden farksız olan idam kararlarını, cuntanın baskı ve despotizmini şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Mısır'ın siyonistlerden, diktatörlerden, zalimlerden, hainlerden, işbirlikçilerden kurtulup, Ümmetin birliği ve huzuru için adaletin ve barışın yeniden hakim olmasını diliyor, zalimlerin karşısında, Mursi ve arkadaşlarının yanında olduğumuzu tüm dünyaya haykırıyor, Zalimler için Yaşasın Cehennem diyoruz."ifadelerine yer verildi.

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Haziran 2015 16:29
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile