’Solhan, Tarihte Hep Saidlere Sahip Çıkmıştır’ PDF Yazdır e-Posta
solhan tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Mayıs 2015 12:40

123456789

 

Solhan'da seçim bürosu açılışında halka hitap eden Bingöl Bağımsız Milletvekili adayı Sait Şahin: ”Solhan, Tarihte Hep Saidlere Sahip Çıkmıştır.”dedi.

Bingöl Bağımsız Milletvekili adayı Sait Şahin, Solhan'da seçim bürosu açılışında: ”Solhan, tarihte hep Saidlere sahip çıkmıştır. Ben inanıyorum ki Solhan yine Saidlere sahip çıkacaktır.”dedi.

7 Haziran genel seçimlerinin özelde Solhan’a ve Bingöl’e, genelde ise bütün Türkiye’ye hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Şahin, “Allah hayrı taktir eder, insan oğlu tercih eder. Hayır insanla güçlenir, seçimlerin de bereketi gücü halkın tercihindedir. Meclis de söyleyecek sözümüz var. İslam adına söyleyecek sözümüz var, adalet adına söyleyecek sözümüz var, barış adına söyleyecek sözümüz var. Bingöl için söyleyecek sözümüz var, Solhan için söyleyecek sözümüz var. Değerli kardeşler mecliste söylenen söz güçlüdür, mecliste söylenen söz etkilidir. Buralardan bağırıyoruz, Ankara sağırlaşıyor; sizi dinlemiyor, bizi duymuyor. O yüzden diyoruz ki ‘mecliste söylenen söz güçlüdür’. Ankara’ya gidip kulaklarının içinde bağıracağız. Ankara’ya gidip mecliste bağıracağız. Sizin sesinizi Ankara’da mecliste onların kulağının içine bağırarak duyuracağız. Evet, Ankara’ya gidip sizin sesiniz olacağız ve Ankara’da mecliste sizin adınıza söz söyleyeceğiz. ‘Bingöl imanlıdır’ diyeceğiz. ‘Bingöl Müslüman’dır’ diyeceğiz. ‘Bingöl İslam’ın kalesidir’ diyeceğiz. ‘Bingöl inancın kalesidir’ diyeceğiz. Siz ‘Bingöl’ü adaylarınızla, hizmetinizle, idarenizle Bingöl’ün ne kadar imanını göz önünde bulunduruyorsunuz’ diye hesabını soracağız.  Söz mecliste güçlü, sözün gücü de Hak’tan sonra halktadır. Sandık başına gideceksiniz inşallah gücünüzü bu defa kendiniz adına, Solhan’ın adına, Bingöl’ün adına hayır olarak kullanacaksınız. Değerli kardeşler, Ankara’dan listeler belirlenirken sizin hassasiyetleriniz göz önünde bulundurulmadı. Ankara’da listeler belirlenirken Solhan göz ününde bulundurulmadı. Ankara’dan listeler belirlenirken Solhan’ı hesaba bile katmadılar. Onun için biz diyoruz ki inşallah bugüne kadar hep İslam’ın yanında, Müslümanların yanında duran Solhan İslam’dan dolayı Müslümanlıktan dolayı, adaletten dolayı; bugüne kadar birilerine destek veren, listeler belirlenirken önüne hassasiyet gözetilmeden konulan adaylardan Solhan hesaba katılmadan gerçekleştirilen listelerden dolayı Solhan yine Solhanlılığını yapacak ve Solhan tepkisini ortaya koyacak. Ben kendimi Solhan’ın adayı olarak görüyorum ve Solhan tarihte hep Saidlere sahip çıkmış. Solhan tarihte İslam’a sahip çıkmış, imana sahip çıkmış, dininden dolayı zulme uğrayan Şeyh Said’e sahip çıkmış. Bedüzzaman’a sahip çıkmış. Ben inanıyorum ki Solhan yine Saidlere sahip çıkacak.” dedi.

Müslüman milletvekilleri olup da İslam’ın sesinin olmadığı bir meclisin olduğunu söyleyen Şahin, “Bu halk Müslüman, dini İslam ama mecliste İslam’ın sesi yok. Bakın gecen gün Özgecan adında kız çocuğu Tarsus’ta şehvet canavarları tarafından katledildi. Şehvet canavarları o kızı kurban ettiler. Meclis de bu kız çocuğu için Fatiha okundu. Tüm milletvekilleri Fatiha okudu. Bu Fatiha meclis tutanaklarına “X” okundu diye geçti. Yani bilinmeyen bir şey okundu. Müslüman milletvekillerinin mecliste okuduğu Fatiha meclis tutanaklarına ‘bilinmeyen bir şey okundu’ diye geçti. ‘Bu halk Müslüman, dini İslam okuduğunuz şey Fatiha’dır tutanaklara maalesef ‘bilinmeyen bir şey okundu’ diye geçti ve yine bu meclis 2014’de zinayı serbest bıraktı. Zina serbest bırakıldıktan sonra bu toplumda fuhuş aldı başını gitti. Dini (imam) nikâh yasak, arkadaş birliği kapsamındaki zina serbest. Sadece İslam adına söyleyecek sözümüz yok, adalet adına söyleyecek sözümüz var. Mahkeme kararlarında adalet, personel alımında adalet… Balyoz tanıkları serbest, Ergenekoncular tahliye oldu, Jitem tahliye oldu, 28 Şubat tahliye oldu. Darbecilerin hepsi tahliye oldu ama bir tek darbe mağdurları kaldı. Mahkeme kararlarında adalet, hizmette adalet… Bingöl hizmet gördü mü, Bingöl kalkındı mı, Bingöl hakkı olanı aldı mı? Değerli kardeşler Bingöl’ün bir kalkınma bakanı vardı, Bingöl’ü kalkındırdı mı, Solhan’ı kalkındırdı mı? Bingöl kalkınmada Türkiye illeri arasında sondan 5’inci sırada, yolları yapılmamış, sağlık ihtiyacı karşılanmamış, eğitimi en gerilerde, istihdamı yok, idarede adaleti yok, personel alımında adaleti yok.” İfadelerini kullandı.

Şahin, “Bingöl’ün bir devlet hastanesi var. 5 yılda bitirilemedi. Aynı tarihte Muş’ta 300 yatak kapasiteli bir hastaneye başladılar.  Bingöl ile Muş hastaneleri aynı tarihte başladı. 300 yatak kapasiteli Muş hastanesi bitirildi, hizmete girdi, açıldı ama 5 yıldır Bingöl 250 yataklı hastanesi bitirilmedi. Doktor ihtiyacı maalesef giderilmedi. Teknik cihazlar maalesef karşılanmadı ve en basit tedavisi olan ama hastanesi olmadığı için doktoru olmadığı için Bingöl’ün hastaları Elazığ’a sevk edilen hastaları maalesef yolarda ölüyorlar. Bingöllüler hastalarını gönderip tabutlarını alıp geri geliyorlar. Değerli kardeşler, bu; Bingöl için zulümdür, Bingöl için bir haksızlıktır. Bu Bingöl için adaletsizliktir. Bingöllü artık yollarda ölmesin. Bingöllüler de gidip tabutlarını alıp getirmekten kurtulsun diyoruz. Hastanesi bitsin diyoruz, yolları yapılsın diyoruz, eğitimi kalite kazansın diyoruz. Bingöl’ün sorunları çok. Bingöl bütün her yönü ile çevre illere bağlı. Eskiden müdürlükleri vardı. Bunların hepsi Elazığ’a bağlandı. Orman işletme müdürlüğü, şefliğe dönüştürüldü. Ben size soruyorum Elazığ’da mı orman çok, Bingöl’de mi çok? Elazığ mı Bingöl’e bağlanmalıydı yoksa Bingöl mü Elazığ’a bağlanmalıydı. Niye? Çünkü ormanı olan yer Bingöl. Bingöl müdürlük olmalıydı Elazığ da müdürlük olarak kalmalıydı. Ama Bingöl’ü tuttular Elazığ’a bağladılar. Kalkınma bakanının gururla övündüğü 3 yatırımı var. Havaalanı, üniversite bir de çağrı merkezi. Kalkınma bakanının Bingöl’e kazandırdığı bütün illerde olan bu üç şeydir. Hava alanı, üniversite ve çağrı merkezi. Peki, buraya kimler yerleşti, istihdam olarak; havaalanına 40 personel aldılar 39’u Elazığlı biri sadece Bingöllü. Üniversiteye alınan personelin hemen hemen hepsi Elazığlı. Bunlar bizim aklımızla oynuyorlar, bunlar bizim güvenimizle oynuyorlar, bunlar bizim inancımızla oynuyorlar. Sayın Davutoğlu ne yaptı adaylar belirlenince listeler açıklanınca bir televizyon programına çıktı ve ulusal bir kanalda kanalın programcısı soruyor Davutoğlu’na efendim listenizdeki kadın adayların sayısı kaç? Davutoğlu cevap veriyor diyor ki; “bizim listelerimizde 99 kadın aday var. Esmaül Hünsa da 99’dur. Bunların her biri Esmaül Hünsa’dır” diyor. İnancımızla oynuyorlar. Bingöl imanına yakışır aday bekliyordu, Solhan imanına yakışır aday bekliyordu, Solhan dinine yakışır aday bekliyordu ama Solhan’ın önüne öyle bir aday koydular ki bir de inancıyla oynuyorlar ‘Esmaül Hünsa’dır’ diyorlar. Sadece kalkınma bakanı oynamıyor bizimle Sayın Davutoğlu da oynuyor bizim inancımızla.  Bunlara gerekli tepkiyi vereceğiz. Bakın değerli kardeşler Bingöl’ün hali perişan ama Bingöllü vaat bekliyordu. Günlünün alınmasını bekliyordu. En azından gelsinler gönlümüzü alsılar, bize vaatlerde bulunsunlar, bize müjde versinler. Onlardan en azından bu beklentileri vardı. Sayın Davutoğlu Bingöl’e geldi, Bingöl’de miting yaptı. Bingöllülere ne vaat etti? Hiç bir şey vaat etmedi. ‘Bingöl’den 3-0 istiyorum’ dedi. ‘3’ünü de istiyorum’ dedi. Ama aynı gün bakın akşam Elazığ’a gitti. Elazığ’a ne vaat etti. Dedi ki; ‘Elazığlılar, ben size 5 şey vaat ediyorum. Ben size beş müjde veriyorum.’ Neydi bu müjdeleri. Dedi “hızlı tren getireceğim. Elazığ ovasını kalkındıracağım, ulu ovaya çevireceğim. Yeni stat yapacağım. Ağın köprüsünü yapacağım, Şorşor deresini ıslah edeceğim.”  Değerli kardeşler, Davutoğlu Şorşor deresinin nerede olduğunu bilmiyor ama Davutoğlu, Şorşor deresinin ıslahı ile ilgili müjde veriyor. Değerli kardeşler, müjde verilmesi gereken Bingöl müydü yoksa Elazığ mıydı?  Bingöl’dür.  ‘Önümüzdeki dönemde size hiç bir şey yok’ dedi. Aslında ‘önümüzdeki dönemde biz Bingöl’e yatıyım yapmayacağız’ dedi. Aslında önümüzdeki dönemde Bingöl milletvekillerini Bingöl’e dair bir projesi yok, aslında milletvekilleri ‘biz ihale koşuşturacağız’ diyorlar. Aslında ‘biz personel alımında adamlarımızı yerleştireceğiz’ diyorlar. Değerli kardeşler, Sayın Davutoğlu’nun Bingöl’e müjde vermeyip de Elazığ’a müjde vermesinin sebebi Elazığ milletvekilleri Şorşor deresinin projesini yapmış, Elazığ’a sahip çıkıyor. ‘Memleketime hizmet edeceğim’ diyor ama Bingöl’ün milletvekilleri Türkiye’nin en güzel deresi Çapakçuk deresi ıslahına dair bir proje gerçekleşmemiş ve Bingöl’e hizmete dair bir niyeti yok. Olsaydı Davutoğlu’nun önüne koyarlardı.  Elazığ milletvekilleri gibi ‘Sayın Davutoğlu şu müjdeleri ver’ derlerdi. Bingöl’ün öyle bir projesi yok. Tarım ve kırsalı destekleme kurumu var. Kalkınma Bakanlığına bağlıdır. Bakın bu kurumun desteklediği iller arasında Tunceli var, Malatya var, Diyarbakır var, Urfa var, Muş var. Hangi il yok biliyor musunuz? Maalesef Bingöl yok. Çünkü diğer iller geri kalmış, Bingöl kalkınmış.  Başka illeri destekliyorlar ki Bingöl’ün seviyesine ulaşsınlar. Bingöl’ün seviyesine ulaştırmaya çalışıyorlar. Değerli kardeşler, bu gerçekten bize hakarettir. Bu Bingöl’e hakarettir. Bu bizim aklımızla oynamaktır, inancımızla oynamaktır. Ağlamayan bebeğe mama vermezler. Tunceli sandıkta ağlıyor, tepki gösteriyor Tunceli’ye hizmet gidiyor. Köylere kadar bulaşık makinesi, çamaşır makinesi dağıtıyorlar ama Bingöl ağlamıyor. Zazalarda artık ağlamalı, mülayimliği bir tarafa bırakıp hizmet görmek istiyorsa, hizmet almak istiyorsa sandığa gitmeli, sandıkta ağlamalı, hakkımızı aramayı bilmeliyiz. Hakkımızı aramasak kimse bize vermez. Bunun için diyoruz ki biz inşallah mecliste Solhan’ın sesi olacağız duyuyoruz. Milletvekilleri seçim çalışmalarında sizlere gelip söylemişlerdir. Bakıyorlar bağımsız adaya bir teveccüh var. Korkuyorlar, paçaları tutuşmuş. Bu defa halka gidip kaybettiklerini kazanmak için bin bir türlü yalanlar uyduruyorlar. ‘Bağımsız aday kazansa da ne yapacak, gidecek mecliste kenarda oturacak’ diyor. Değerli, kardeşler çok net söyleyeyim: Bingöl’e hizmet etmeyen, iş üretmeyen, icraatı olmayan, konuşmayan 3 tane Ak Partili Bingöl’ün milletvekili olacağına konuşan, hakkınızı savunan ve işinize sahip çıkan bir bağımsız milletvekiliniz olsun. İslam’ın sesi olacak bir bağımsız milletvekili olsun. Değerli kardeşler bizim mecliste olmamız lazım. Çok önemli bir dönem bakın bu coğrafyanın kaderi tayin ediliyor. Bu bölgelerde bu halkın geleceği tayin ediliyor. Bu halkın geleceği tayin edilirken çözüm süreci adı altında, kürt meselesi adı altında, kürt meselesinin çözüm süreci altında HDP’yi tek temsilci olarak alıyorlar. HDP’yi Kürtlerin, Zazaların temsilcisi olarak alıyorlar. Tek muhatap onları aldıkları için HDP gittikçe güçleniyor, PKK gittikçe güçleniyor. HDP, imanlı Kürtlerin, imanlı Zazaların temsilcisi midir, değildir. Ama Ankara’da muhatap alınanlar onlardır. Değerli kardeşler bizim İslam adına, kardeşlik adına güçlü bir söz söylememiz için size sahip çıkmamız için mecliste olmamız lazım. Bu coğrafyanın geleceği tayin edildiğin de mecliste olmamız lazım. Çünkü mecliste olan muhatap alınıyor. Mecliste olan muhatap alınıyorsa bizim mecliste olmamız lazım. Biz huzurdan yanayız, biz sükûnetten yanayız, biz barıştan yanayız. Biz özgür idare ile siyasi seçimlerden yanayız. Yani sizleri kimse baskı altında tutmaya hakkı yoktur. Silah kullanmaya hakkı yoktur, tehdit etmeye hakkı yoktur. Değerli kardeşler bu bir fırsattır ve burada da iki tercihe mahkum olmamamız lazım. Ne Ak Partinin önümüze koyduğu listeye ne de HDP ve Ak Parti ile küsüp yılanın ısırmasından kaçıp ejderhanın ağzına girmememiz lazım gelen bakın burada huzur var.” Şeklinde konuştu.

 

BU MAKALEYİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile